AKP'NİN SURİYE BATAĞI



"Kardeşim Esad", "Katil Esed" olduğundan bu yana, köprünün altından çok sular aktı. Esad'ı devirmek için Türkiye'de kampları bile bulunan IŞİD artık başımıza bela oldu. Batı Esad'a karşı her zaman temkinli davransa da, Erdoğan kapı komşusuna "katil" demekten geri durmadı. Oysa el-ele tatile gitmişlerdi.

Uluslararası toplantılarda, Esad'ın gitmesini şart koşan Türkiye artık Hanya'nın nerede olduğunu biliyor. 'Şam'da cuma namazı' ise yalan oldu.

Baba Hafız Esad'ın ölümünden sonra Türkiye, Suriye ile yıllardır çözemediği su sorununu çözmüş, sınır ticaretinde büyük ivme kazanılmış, bayram günlerinde pasaportsuz geçişe bile izin verilmişti. Ne olduysa Erdoğan'ın, Ortadoğu fatihi hayallerinin başlamasıyla oldu.

**********

Esad'ı devirmekle palazlandırılan IŞİD, Türkiye'nin de başına bela olunca, PYD ile de ittifak kurmaktan çekinmedik. Süleyman Şah Türbesi'ni IŞİD'den kaçırırken, türbeyi PYD bölgesine yeniden inşa edecektik. Sonrasında PYD, terör örgütü ilan edildi.

Türkiye'nin Suriye harekatında IŞİD kadar PYD de, düşman niteliği taşıyor. Ortadoğu politikasındaki gel-gitlerin, sürekli değişen 'düşman'larla, 'sıfır sorundan', 'sırf sorun' noktasına geldik.

Suriye'de Esad'ı yanlız bırakmayan Rusya, diğer taraftan PYD'nin yanında duran ABD, Türkiye'nin Ortadoğu'daki iki dev sorunu haline geliyor.

Türkiye'nin Ortadoğu politikalarının üreticileri ve Erdoğan'ın Ortadoğu danışmanları, farklı telden çalıyor.

Ümmetçi yaklaşımlarla 16 Nisan'dan sonra 'EVET' çıkması halinde Erdoğan'ı halife ilan etmek isteyenlerin, Ortadoğu hayalleri sükut-u hayale uğramaya her zaman mahkumdur.
Erdoğan ve AKP'nin, Ortadoğu rüyasının kabusa dönüştüğü onların da malumu olmasına rağmen, bu kabustan nasıl uyanacaklarını da bilmemektedirler.




Popüler Yayınlar